KIRK AMBAR * Oyhan Hasan BILDIRKİ
SAKLANMIŞ MEKTUPLAR
ANADOLU ÇOCUĞU * Mektup * Oyhan Hasan BILDIRKİ
19.XII.972
Sayın Oyhan Hasan Bey,
Naçiz kartıma cevap olarak göndermiş olduğunuz kıymetli mektubunuzu tam beş kere okudum, yakın ilginize ne kadar teşekkür etsem azdır. Bizde bir darb-ı mesel vardır, derler ki: “Yılanların yavrusu zehirsiz olmaz.” Bunu şuna getiriyorum. Anadolu çocuğu şefkatsiz olur mu? Elbetteki Anadolu çocuğunun şefkati de olur, iyi insanlığı da olur. Yoksa solun madrabazlarına benzemezler tabii…
Sizleri çoktandır izler, okurum. Hisar ve Hareket’te şiir, eleştirme ve hikâyelerinizi zevkle okurum. Milliyetçi açıdan Anadolu havasına uygun, millî edebiyatımıza uygun ve aynı paralelde yazdığımız için, inanın sizleri bunun için arar, okurum. İnşallah bundan böyle sizlerden faydalanma imkanını bulacağım. Ortaokuldan bu yana şiirle uğraşıyorum. Röportaj, inceleme ve mesleki yazılarım da vardır. Hikâyeye daha bir el atmadım. Bunun yanında çok da okurum. Belli başlı bütün dergileri de izlerim.
1970 yılında kendi çapımda bir şiir kitabımı yayımladım. Baskı işi elimde olmadığı için istediğim gibi olmadı. Şiirlerimi de saman alevlerinin içinde Türkçe’nin dahi zor konuşulduğu Anadolu köylerinde yazmışımdır. Geç de olsa sizlere de bir adet imzalı olarak sunuyorum, eleştirmenizi rica edeceğim. Hüsnü Yurdusev, Enver Tunçalp, Nedim Orta, Nami Kırcıoğlu, Hasan Fethi Gözler, Nurettin Güler daha bir çoğu, onunla ilgili yazılar yazdılar. Kısa zamanda da mevcudu tükendi.
Yine de eksiklerimle beraber, bir çaba olduğunu kabul ediniz(1).
Selamlar ve hürmetler.
Abdülkadir GÜLER
Not: İleride bir iki şiirimi de sunacağım.
(1) Dicle Köprüsü, Abdülkadir Güler
…
Mektup, bu… Arşivimde kalıp kaybolmasını istemedim.
Siz, mektubun yazıldığı kişiyi ve bu mektubu yazanı yakından tanıyorsunuz.
Edebiyatçı olmak, öyle kolay değil. Zor da değil. Ama bildiğim bir şey var: Kimileri adım adım, tırmana tırmana edebiyat dünyasına girerken, kimileri de dayılarının himmetiyle aniden o dünyanın en parlak yıldızı oluveriyorlar.
Ikincileri, asla sevmem. Hoş, onları siz de sevmezsiniz. Belki sadece lâflarını edersiniz. Bu lâflarını ettikleriniz, edebiyat tarlamızdaki yakılan anızlar gibidirler. Söndürülünce biterler.
Abdülkadir Güler, onlardan değil... Tırmanan edebiyatçılarımızdan.
O’nun geldiği yeri ben çok iyi biliyorum.
O, bu dünyaya “Dicle Köprüsü”yle “Merhaba!” dedi ve son olarak da “Hayatı ve Eserleriyle Umurludan M. Kemal Yılmaz”ı karşımıza koydu.
Daha nice eserlerde imzasını görmek istediğimizi belirtir, kendisini kutlarım.
OYHAN HASAN BILDIRKİ ARŞİVİ

